logo

reklam
24 Haziran 2016

2023 yılı sertifikalı tohum üretim hedefi,1,5 milyon tona çıktı…

Cumhuriyetimizin 100.yılı için belirlenen 1 milyon ton üretim hedefi revize edildi……..
Türkiye tohumculuk sektörü,2023 yılı sertifikalı
tohum üretim hedefini,1,5 milyon tona çıkarttı !…..
Tohum ticaret hacminde Türkiye’nin hedefi,
kısa vadede ilk 5,orta vadede ilk 3’te yer almak….92f5c9b9-e7ac-4a0f-abbf-c6b5d63c7ccf

Halim UTLU
Türkiye Tohumcular Birliği (TÜRKTOB) Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Gençer, TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Vehbi Eser, Selçuk Üniversitesi Sarayönü Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bağcı ve Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Köksel,TÜRKTOB, tohumculuk sektörü hakkındaki yanlış bilgileri kamuoyu ile paylaşmak amacıyla “Türkiye’de tohumculuk sektörü ve buğdayla ilgili gerçek dışı iddialar” konulu, bir basın toplantısı düzenledi.
Hedef kısa vadede ilk 5,orta vadede ilk 3
Tohumculuk konusunda,ülkedeki açığın büyük bir süratle kapanmaya başladığını,özel sektör sayısında artışlar olduğunu, AR-GE yatırımlarının arttığını ve Türkiye tohum ticaret hacmi açısından, 1,3 milyar dolarlık büyüklükle,dünyada ilk 10’da kendine yer bulduğunu söyleyen TÜRKTOB Başkanı Gençer,” Hedef kısa vadede ilk 5,orta vadede ilk 3’te yer almaktır 2015’de sertifikalı tohum üretimi 900 bin tonu geçmiştir.Cumhuriyetimizin 100. yılı için belirlediğimiz 1 milyon ton üretim hedefimizi,2023 için 1,5 milyona çıkarttığımızı ilan ediyor ve herkese duyuruyoruz.”dedi.
Hibrit de,GDO’da fafklı,aynı şeyler değil
Sektörde yer alan tohum firmalarının sanılanın aksine,%70’inin yerli ve sayının 750’yi aştığını, kamuoyunda hibrit ve GDO’nun birbiri ile karıştırıldığını, hibritin doğal olduğunu ve hibritten elde edilen ürünlerin tüketilmesinde insan sağlığı açısından hiçbir zararın olmadığını belirten Yıldıray Gençer, 2002 yılında 17 milyon dolar olan tohumculuk ihracatının, geçen yıl verilerine göre 150 milyon dolar seviyesine ulaştığını, tohumculuk sektörünün Rusya krizinden dolayı son olarak 115 milyon dolar seviyesinde kaldığını ifade etti.
Tohumculukta İsrail’e bağlılık gibi yanlış bir algı var
Ülkemizdeki ithalat, ihracat ve iç pazardaki pazar hacmine bakıldığında, toplamda 1.3 milyar dolarlık ticaret hacminin olduğunu, bu hacimle dünya sıralamasında ilk 10 içerisinde yer aldığımızı söyleyen Gençer, sektörde tohumculukla ilgili bazı yanlış bilgilerin olduğuna dikkat çekerek “Özellikle tohumculukla ilgili bir konu açıldığı zaman İsrail’e bağlılık, ya da ithalat ve dışarıya bağlılık gibi yanlış bir algı var. Aynı zamanda hibrit ve GDO’nun birbirine karıştırılması ve hibrit ve GDO’ların çok sağlıksız ve yanlış algılandığı gibi konular da var. Son dönemlerde maalesef özellikle buğday ve ekmekle ilgili de çok yanlış ithamlar var” dedi.
Toplumun olmazsa olmazı buğdaydır
Gençer,şöyle devam etti;”Türk toplumunun olmazsa olmazı buğdaydır. 8 bin yıl önce kültüre alınmış bir bitkinin ve artık Anadolu’da tüm insanların neredeyse olmazsa olmazı ekmeğin üzerinden siyaset yapılması, reyting çalışmaları ve rant için, bazı kişilerin bu konuya ekmeği dahil etmesi, biz tohumculuk sektörü ve tarım sektörünü üzen bir konu. Hibrit ve GDO maalesef ülkemizde birbirine karıştırılıyor. GDO bizim ülkemizde, üretimi olmayan, ülkemize girişi yasak olan bir konu. Samimi olan kimse GDO konusunu çarpıtmamalı. GDO ile ilgili birisi bir şey söylüyorsa, ya bilmediğinden konuşuyor veya art niyetli olduğu için konuşuyor.”
Hibrit eşittir doğaldır
Gençer, “Kamoyunda hibriti, GDO ile karıştıranlar var. Hibritin kelime anlamı ‘melez’. Yani aynı akraba bitkilerin, farklı anne, farklı babanın özelliklerinin bir araya getirilmesi sonucunda elde edilen yeni bireylere hibrit diyoruz. Biz tohumcular, böcekler, ya da arıların insafına bırakmadan, pazarın istediği özelliklere sahip hibriti oluşturmak için, o özellikleri bir araya getiriyoruz. Bu tamamen doğal yöntemlerle yapılıyor. Gen transferi gibi farklı bir çalışma söz konusu değil. Hibrit eşittir doğaldır. Hibritten elde edilen ürünlerin tüketilmesinde insan sağlığı açısından bir zarar söz konusu değildir.” şeklinde devam etti..
1.3 milyar dolar içerisinde,198 milyon dolarlık tohumluk ithalat söz konusu
Tohumda dışa bağımlılık iddialarını da, JW Marriott Otel’de(Ankara) 20.6.2016 tarihinde düzenlediği basın toplantısında yanıtlayan Gençer, “Yaklaşık 1.3 milyar dolarlık ticaret hacmimiz var. 1.3 milyar dolar içerisinde, 198 milyon dolarlık tohumluk ithalatımız söz konusu. Yüzde 15’ini yurt dışından ithal eden bir ülkenin, tohumda dışa bağımlı olduğunu iddia etmek asılsızdır. İsrail’e bağımlı’ iddiaları var. 198 milyon dolarlık ithalat içerisinde İsrail’den ithal edilen tohumun miktarı da yüzde 6. Ama bütün tohumluklar İsrail’den geliyormuş gibi yanlış bir algı var” diyerek cevapladı.
Ülkemizde 200 tane tescilli buğday çeşidi var
TÜRKTOB Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Vehbi Eser ise “Türk Milletinin genetiğine uygun ürünler et ve ekmektir.Buğday ile koyun,gerisi oyundur.Buğdayın 4 türünün tek üretildiği ülke Türkiye’dir ve üretimini her yıl %1 oranında arttırmak zorundadır.33 yıldır ıslah yapıyorum,şu anda ülkemizde 200 tane tescilli buğday çeşidi vardır.”dedi ve bir soru üzerine,21 milyon tonun üzerinde buğday verimi beklediklerini,1960’da ortalama verimin 1,1 ton olduğu bilgisini paylaştı.
Kromozom sayısı açısından,buğdaylar doğal olarak geliştirildi
Selçuk Üniversitesi Sarayönü Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Bağcı da,çeşitli bilgilendirmelerden sonra,Türkiye’de siyes buğdayının yetiştiğini ve buna “mal buğdayı” dendiğini,KG’nın 8 TL’ye kadar satıldığını,hiç tadı tuzu olmayan bir buğday olduğunu söyledi. ABD’nde kişi başına 80 KG buğday tüketildiğini,ülkemizde bu oranın 180 KG olduğunu anlatan Bağcı,kromozom sayısı açısından da buğdayların doğal olarak geliştirildiğini ifade etti.
Filipinliler,Türkiye’nin buğdayları GDO’lu diyerek almakta nazlanıyor
Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hamit Köksel de,Türkiye’nin Filipinlere un sattığını,ancak ülkemizdeki bazı kişilerin, toplumu yanlış bilgilendirmesi sonucu,Filipinlilerin Türkiye’nin buğdayları GDO’lu diyerek almakta nazlandıklarını ve aleyhimizde kara propaganda yaptıklarını söyledi.Bu kişilerle bir araya gelerek, bu konulara açıklık getirmek için değişik zamanlarda çağrı yaptıklarını sorumuz üzerine ifade eden Köksel,” Çağrılarımıza maalesef cevap gelmedi.”dedi.
TÜRKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Gençer ve beraberindeki heyet, basın toplantısının ardından TÜRKTOB’un düzenlenen iftar programına katıldı.

Share
181 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

3+10 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

UA-36507442-2