logo

reklam

“16 NİSAN MİLLİ İRADENİN ŞAHA KALKTIĞI BİR GÜN OLACAK”


facebook
Hasan ALPARSLAN
hasanalparslan20@hotmail.com

GELECEĞE BAKABİLMEK İÇİN GEÇMİŞİ İYİ ANLAMAK LAZIM GÜVEN İÇİN, KALKINMA İÇİN, İSTİKRAR İÇİN ‘EVET’

16 Nisan’da Güneş bir başka parlayacak, Milli irade sandığa yansıyacak koskoca EVETLE millet ve devlet hayatını sarmış paslı tahakküm zincirleri kırılacak Bundan rahatsız olanlar ise çıldıracaktır! Geçmişi unutacak kadar hafızasız, geleceği tasavvur edemeyecek kadar hayalsiz bir millet yaşayamaz. Bu nedenle 16 Nisan’da ‘EVET’ diyoruz. Biz bu ülkede bir daha antidemokratik süreçler yaşansın istemiyoruz. Biz, bu ülkede koalisyon pazarlıklarıyla, istikrarsızlıklarla yoğrulan bir görüntü istemiyoruz. Ülke büyüsün ve yürüsün istiyoruz. 15 Temmuz’un nöbetçisi 16 Nisan’ın ‘Evet’çisiyiz.

Geleceğe bakabilmek için geçmişi iyi anlamak lazım. Şu an 15 yıl içerisinde yapılan hizmetleri değerlendirmek lazım. Yapılanlar ortada bu yapılanların kesintiye uğramaması için ve bölgemiz ateş çemberiyken bizim böyle bir zamanda güçlü bir liderliğe istikrarlı bir yönetime ihtiyacımız var. Kararsız olanlara şunu söylüyorum. Bir kere daha düşünün. Ülkenin kaosa gitmememesi ve istikrarsızlığın olmaması için referandumda sandığa gidelim evet oyumuzu verelim.

16 Nisan’dan sonra Türkiye’nin önündeki engeller kalkacak,, engelsiz koşu başlayacak. Darbeler dönemi sona erecek, acılar sona erecek, gözyaşları dinecek. Belli merkezlerden, yerlerden idare edilen o terör sona erecek. Huzurla, güvenle geleceğe yürümeye devam edeceğiz.

12 Eylül 1980’de Türkiye, dünyanın en acımasız askeri darbelerinden birini yaşamıştır. Darbeciler iki yıl içinde cunta rejimini kalıcı hale getirmek için bir anayasa hazırlamış akabinde göstermelik de olsa halka sorma seçeneğine gitmiş ve sözde bir referandum yapılmıştır. Referandumda anayasaya hayır propagandası yapmak yasaktı. Oy pusulası birleşik değildi. Zarflar hayır oyu verenleri ele verecek kadar şeffaftı ve tabii ki her sandığın başında eli tüfekli jandarmalar bekliyordu.

1980 askeri darbe ile Türk Milleti hak etmediği bir çaresizlik içine itilmiş, darbenin maddi ve manevi tahribatından toplumun her kesimi ve devletin her kurumu etkilenmiştir. CHP’nin iddialarının aksine uluslararası alanda ciddi itibar kayıpları yaşamış, teslimiyetçi politikalarla ülkemiz saygınlığını yitirmiş, her isteyenin tuttuğunu koparabileceği aciz bir ülke durumuna düşürülmüştür.

Ülkemiz koalisyon hükümetleri döneminde daha fazla yorulmuş ve daha çok hırpalanmış, ezik ve çaresiz hale gelmiştir. Siyaset kirlenmiş ve itibar kaybına uğramış, ahlaki temellerden, nezaket ve saygıdan uzaklaşan bir politika üslubu yönetime hakim olmuştur. Ve içi boş sloganlarla, sanal umut ve vaatlerle, hayali başarı hikâyeleriyle Türk Milletini yeniden kandırma imkânları kalmamıştır.

Türkiye’nin milli birliğinin korunması, milli mensubiyet şuurunun güçlendirilmesi ve milli devlet yapısının savunulması vatana-millete-bayrağa düşman siyasi ve marjinal gruplarca aşağılanmıştır. Bölücü terör eylemlerinin ve etnik tahriklerin hız kazandırılmak istendiği böyle bir dönemde, terörle mücadelenin önünü kesmeyi amaçlayan iç ve dış mihraklar tarafından. Türk milletini birbirine düşürmek için kurgulanan sinsi bir oyun bütün yıkım aktörleri kullanılarak sahnelenmeye çalışılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin temel harcı olan bütün ilke ve değerler tartışmaya açılmış,Milli devlet niteliğini ve üniter yapısını sulandırmaya ve tasfiye etmeye yönelik bir kampanya harekete geçirilmiştir., Türkiye’de etnik ayrımcılığa zemin oluşturacak ve Türk milletini bölerek ayrı bir millet şuuru yaratılması amacına hizmet edecek dayatmalar hız kazanmış, Bölücülük HDP ve CHP vasıtasıyla siyasete taşınmış, bölücü meşru talepler olarak tanımlanmak istenmiştir.

Türkiye’nin güçlü bir devlet olmasını, istikrarın sürmesini istediğimiz için referandumda ‘evet’ diyeceğiz. Çift başlılığın ortadan kaldırılması için evet dememiz gerekiyor. Geçmişte yaşanan darbeler, yayınlanan muhtıralar Türkiye’yi geriye götürdü. Yeni sistem darbelerin yaşanmasının önüne geçecek. Büyüyen bir Türkiye var, ekonomi gelişiyor. İstikrar için ‘evet’ diyoruz.

Hasan ALPARSLAN

Araştırmacı, Gazeteci-Yazar

15 Nisan 2017

Share
150 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

Güvenlik Kodu * Time limit is exhausted. Please reload CAPTCHA.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Bu din, vermek dinidir

    23 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Bu din, vermek dinidir İran Evliyasından Muhyiddin-i Dusti hazretlerine “rahmetullahi aleyh”, bir gün bazı dostları gelip; - Dünyada en güzel şey nedir? diye sordular. Cevabında; - Dünyada en güzel şey, dünyaya düşkün olmamaktır, buyurdu. Anlayamadılar. O zaman sordu onlara: - Sizce dünyada en kıymetli maden nedir? - Altındır efendim. - Peki altından kıymetli olan nedir? - Bilmiyoruz hocam, nedir? - O altını, ihtiyaç sahibi başka Müslümana vermektir. Bu din, vermek dinidir. Veren aziz olur, alansa ...
  • Sevgilinin Sevgiliye Kavuştuğu Gece: Miraç Gecesi

    23 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI, MANŞET

    Sevgilinin sevgiliye kavuştuğu en güzel, en kutlu ve de en mübarek olan gecelerden bir gece olan Miraç kandili ve gecesi tüm Müslüman alemine hayırlı olsun.   Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın (s.a.v) göğe yükselerek Yüceler yücesi olan Yüce Mevla’nın huzuruna en güzel şekilde kabul edildiği mübarek gecedir.  İlahilerin birçok sırrını, hikmetini ve de bereketini kendi bünyesinde bulunduran bu gecede İsra Suresinin ilk ayeti kerimesinde şöyle ifade edilmektedir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye (M...
  • BENİM OYUM ÜSTÜN

    23 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    BENİM   OYUM   ÜSTÜN Yapılan başkanlık oylamasından sonra; yine birileri azıttı. Çıkan sonucu hazmedemedikleri için, olsa gerek; kendileri gibi düşünmeyen insanları; aşağılamaya, hakaret etmeye başladılar. Anadolu şehirlerindeki evet oylarının fazlalığı; Anadolu şehirlerine hakaret içeren, saldırmalara dönüştü. Artık pes, doğrusu. Bu insanlar, sözde; demokrasiye inandıklarını söyleyen, insanlardır. Ancak, Onların demokrasi anlayışında, kendileri gibi düşünmek, fikri; yatmaktadır. Eğer, kendileri gibi düşünmeyen fikir önde çıkarsa; O zaman, o...
  • Dünya, imtihan yeridir

    22 Nisan 2017 KÖŞE YAZARLARI

    Dünya, imtihan yeridir İstanbul Evliyasından Hüsameddin Nakşi hazretleri "rahmetullahi aleyh", bir günkü sohbetinde; - Bu dünya “imtihan yeri”dir, buyurdu. Görünüşü tatlı ise de, aslı acıdır. Su gibi görünen bir serap, şeker kaplanmış zehirdir. Kendisini sevenlere en kötü şeyleri yapar. Şöyle devam etti: - Ona tutulan akılsızdır. Görünüşüne aldanan, sonsuz felakete düşer. Hadis-i şerifte; “Dünya ile ahiret birbirine zıttır. Birini razı edersen, öteki gücenir” buyuruldu. Sordular: - Peki efendim, bu kadar kötü...
UA-36507442-2